01
Ağu
07

ElmaSuyuna Açık Mektup…

 

ElmaSuyu yönetimi içerisinde son dönemde oluşan bir durumu köşe yazılarımı yayınladığım bölümde üstü kapalı bir şekilde ve konuyla direkt olarak ilgili olan kişilere gerekli uyarıyı yaparak yazmıştım. 14 Temmuz 2007 Cumartesi tarihinde yayınladığım bu yazıda şu üç şartın biran önce yerine getirilmesinin her iki tarafa da üye olmuş kişilerin bundan sonraki dönemde bir şekilde mağdur olmalarının önlenmesi için harekete geçmeniz gerektiğini belirtmiştim.

1- Öncelikli olarak, Yavuz Kaynar’ın ElmaSuyu yönetiminden neden çıkartıldığını tüm ayrıntılarına varıncaya kadar kendi sitenizde açıklayacaksınız. Herkes herşeyi bilecek.

2- Sonrasında ise, bu kişinin yaptıklarını ElmaKurdu yönetimine de bildireceksiniz. Biliyorsunuz Yavuz Kaynar aynı zamanda ElmaKurdu yönetiminde de bulunuyor.

3- İlgili kişilerin mağduriyetinin giderilmesi için de çözüm arayışına gireceksiniz.

Sanıyorum siz her zamanki gibi bu yazıyı ya okumadınız ya da okumamak konusunda inat ediyorsunuz. Bu durumun sizin inatçılığınıza ya da kaprislerinize alet olacak tarafı artık kalmadı. Daha da önemlisi bu durumun sizin kişisel kaprislerinizin kurbanı olacak hali de kalmadı. Siz sanırım bu olayın ciddiyetini hala kavrayamadınız. Bence kavrasanız iyi olacak. Yoksa bu durumun ciddiyetinin altında kalacaksınız haberiniz olsun. Sizin ciddiyet anlayışınızın ne olduğunu bilmeme karşın yine de sizi buradan önemle uyarıyorum. Benim sözlerimi dikkate almayabilirsiniz. Durumu sizin için biraz kolaylaştıralım isterseniz. Buyrun…

Değerler:
Sorumluluk ve İnisiyatif : Genel olarak kamuoyunu Macintosh kullanım avantajları hakkında bilgilendirmek doğrultusunda üzerimize düşen tüm görevleri asla ticari kaygılar ve taraf olmadan yerine getiriyoruz. Birbirimize ve topluma karşı sorumlu davranıyoruz. İnisiyatif sahibi olmayı ve kurumsal sorumluluk yüklenmeyi ilke ediniyor, hedeflerimize ulaşmakta kararlı davranıyoruz.

Bakın ne güzel yazılmış bu yazı. Daha derine inecek olursak, ne anlatıyor bu yazı ” Birbirimize ve topluma karşı sorumlu davranıyoruz. İnisiyatif sahibi olmayı ve kurumsal sorumluluk yüklenmeyi ilke ediniyor, hedeflerimize ulaşmakta kararlı davranıyoruz. ” Kendinizin onayladığı ve sürekli her fırsatta ” Misyon, vizyon ” bilmemne dediğiniz bu yazıları kaç kez okuduğunuzu sormuyorum. Kapalı kapılar arkasında olaylara sözümona çözüm üretme mantığına dayanan düşüncelerinizin bu yazdıklarınızla ne tür bir ilişkisi olduğunu ise hiç sormuyorum. Bu yazılanlardan ne anladığınıza gelince işte onu sorarım.

- Birbirinize ve sahip olduğunuzu söylediğiniz toplumunuza karşı bu şekilde mi sorumlu davranacaksınız..?
- Doğru ve yerinde inisiyatifi bu şekilde mi kullanmayı düşünüyorsunuz..?
- Kurumsal sorumluluk yüklenmeyi ” Biz bu adamı siteden attık gerisi bizi bağlamaz ” mantığınızla mı yüklenebileceğinizi sanıyorsunuz..?
- Hedeflerinize bu tür bir yöntem izleyerek mi ulaşacaksınız..?

Olmuyor arkadaşlar… Siz kendi koyduğunuz kurallara uymasını bile beceremiyorsunuz. Misyonumuz, vizyonumuz, değerlerimiz diye yazdığınız yazıları laf kalabalığından çıkartmanın temel yönteminin her birine olması gerektiğinden daha çok değer vermek ve bunları yerinde, yeterli ve olması gereken en adil şekilde uygulamak olduğunu yoksa bilmiyor musunuz..? Hadi diyelim siz bilmiyorsunuz, sizi bu konuda uyaran abilerinizi de mi dinlemiyorsunuz..? Aklı başında abileriniz yokmu yoksa..? Lafa gelince mangalda kül bırakmayan, olur olmaz her konuda kendisini öne çıkarmayı marifet bilen kerameti kendinden menkul abileriniz nerede..?
Pardon… Unutmuşum. Onlar ancak kendi çıkarları gerektirdiği zaman harekete geçerler. Bu durumda size neyin ne olması gerektiğini hatırlatacak kimse kalmıyor demektir. O zaman da işte böyle saçma sapan şeyleri yapmak ta size kalıyor.

Siz de kendinizce düşünmeden, nasıl olması gerektiğini süzmeden, aklınız sıra doğru yaptığınızı düşünüp, ne kadar az kişi duyarsa o kadar iyi olur mantığından hareketle etrafınıza topladığınız üç beş kişi ile bir toplantı yapıp durumu üstü kapalı açıklayarak zevahiri kurtarabileceğinizi düşünüyorsunuz dimi… Aferin size…
17 Temmuz 2007 tarihinde Taksim Kafe Ka’da yapacağınız toplantıya topladığınız yönetimde olan kendiniz dışında 9 kişiye yapacağınız açıklamanın ElmaSuyu üyelerinin tümünü içerdiğini mi sanıyorsunuz. Sizin sorumluluklarınızı yerine getirme mantığınız, bilgilendirme konusundaki bakış açınız, üstlendiğiniz sorumlulukların yerine getirilmesi konusundaki hassasiyetinizin derecesi anladığım kadarıyla bu 9 kişiden ibaret. Bırakın 9 kişiyi 19 kişiyi ya da 119 kişiyi bu toplantıda biraraya getirseniz ne olacak. Üzerinizde kambur olarak duran Yavuz Kaynar konusunu bu şekilde üzerinizden atabileceğinizi mi düşünüyor veya hesaplıyorsunuz.

Korkmayın, korkunun ecele faydasının olmayacağını bilin. Yüreğinizin yetmediğini bilseniz bile medeni cesaretinizi toplayıp, sitenizin yönetiminde ” Kullanıcı Sorumlusu ” olarak görev almış ve yaptıkları nedeniyle hem yöneticilikten hem de üyelikten atılmış bu kişinin gerçek yüzünün ve yaptıklarının ne olduğunu açıklayın.
Korkun, korkunun sizi gece uykunuzda bile rahatsız edeceğini bilerek uyuyun. Eğer açıklamazsanız ve bu süre içerisinde herhangi bir kişi daha buna benzer bir şekilde zarar görürse bunun sizin korkaklığınız ve küçük hesaplarınız yüzünden olacağını bilin. İşte o zaman gerçekten korkun. Çünkü birisi çıkıp size neden ve nasıl korkmanız gerektiğini bir güzel anlatır.

Bakın anlatmak dedim de aklıma geldi. Şimdi siz yarın ne anlatacaksınız topladığınız üyelerinize…

Yavuz Kaynar bunları yaparken bizim haberimiz yok muydu diyeceksiniz?

Yoksa haberimiz olduğu zaman zaten kendisini hemen yönetimden attık ekmek çarpsın mı diyeceksiniz.

Kendinizi haklı çıkartmak için hangi yalanları üyelerinize anlatacaksınız.

İsterseniz işinizi biraz kolaylaştırayım. Bana konu ile ilgili akıl danışmaya gelen yöneticinizi açıklayın.

Bu Yavuz Kaynar’dan nasıl kurtulabiliriz diyen yöneticinizi. Açıklayabilecekmisiniz..?

Biraz cesaretinizi toplayın ve açıklayın.

Korkmayın karşınızdaki kişiler dürüst ve mütevazi kişilerdir.

Anlatacaklarınızı anlayışla karşılayacaklardır. Belki biraz soru sorabilirler.

Ama dikkat edin, sorularını gözünüzün içine bakıp soracaklardır. Gözlerinizi onlardan kaçırmayın.

Peki bu kişilerin gözlerinin içine bakıp olanları anlatabilecek misiniz..?

Siz bence en iyisi üzerinize düşen sorumlulukların birinci sırasında olan yazılı açıklamanızı yayınlayın.

Bütün ElmaSuyu üyelerinin hakkı olan bu açıklamayı yapmaya çalışan veya durumu kendince sorgulamaya çalışanları ise engellemeyin. Yazılarını silmeyin.

Şimdi bu yazdıklarımın ışığında isterseniz başınızı ellerinizin arasına alıp veya birbirinizle bir kez daha haraketli bir şekilde yazışıp olayı mantıksal bir çerçevede düşünün. Yapacağınız her hareket, söyleyeceğiniz her söz, göstereceğiniz her tavır sizin gerçek niteliğinizi ortaya serecek. Siz bilirsiniz. İsterseniz şu an düşündüğünüz şeyi yapmayı deneyin. Korkmayın deneyin. Bir şey olmaz…


0 Yanıt, “ElmaSuyuna Açık Mektup…”



  1. Yorum yapın

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.