|
Selam,
Bir süredir gerek çevremde, gerekse dışımda bulunan kişiler sürekli neden uzun yazdığımı soruyorlar. Bu tür sorular soran herkese tekrarlamaktan bıkmış bir şekilde şunu anlatmaya çalışıyorum.
- Bazı şeyler vardır ki bunların açıklığa kavuşması için sizin yaptığınız gibi iki satır yazı yetmez. Uzun, açık ve net olarak herşeyi enine, boyuna ve de derinliğine incelemek, öncesini, sonrasını irdelemek gerekir. Hatta bu tür uzun ve açıklayıcı yazılar yazmama karşın hala bazı kişilerin ne anlattığımı anlamamasına da şaşırmamak gerekir diye düşünüyorum.
Açıklamayı bu şekilde yaptığımda durumu anlama yeteneğine ve becerisine sahip olan kişilerin bu tür yazım şeklimi anlayışla karşıladıklarını, anlamak istemeyenlerin ise hala yüzüme boş boş baktığını görüyorum. O boş bakışların arkasında bazı kişisel beklentilerin veya kişinin bilgi yetersizliğinin getirdiği sığlığın olduğunu gördükçe kendi kendime üzülüyorum. Elimden geldiğince, yetişmeye ulaşmaya çalıştığım kişilerin tümüne en basitinden yaşamın ve içerisinde bulunduğu camianın gerçeklerini anlatmaya çalışıyor, kişilere mümkün olanın en üzerinde bir gayretle yıllardır mevcut gerçekleri aktarmaya çalışıyorum. Bulunduğum her platformda yaklaşık 5 yıldır camianın bir yerlerinde olduğunu sanan kişilerin gerçek yüzünü açığa çıkartmak için ve bunu sonuçta hiç bir kişisel menfaat gözetmeksizin yapmaya çalıştım ve bundan sonra da çalışacağım.
Ne demiştik başlığımızda “ Kerameti Sitesinden Menkuller ” peki kim bunlar sizce ve bunların ne tür kerametleri olabilir. Yada kerametleri var mıdır? Bu siteler ve bunların kendince yöneticisi iddiasında olan bu kişiler yıllardır bu camiada olmalarına karşın bu camiayı ve içerisinde bulundukları yapıları bir arpa boyu bile ileri götürememişlerdir. Hatta etrafında bulunan kişilere de ara gazı vermenin ötesine geçemeyen kişiler olarak önümüzdeki süreçte parmakla gösterileceklerdir. Sahip olduklarını söyledikleri bilgilerini sektörün genel kalitesinin yükseltilmesi için harcayacakları yerde bu durumdan kişisel çıkar sağlamak gibi bir yöntem izleyerek sahip oldukları düşüncenin kalitesini de ortaya sermekte üzerlerine yoktur. Başında bulundukları ve sözde kendilerine ” Macintosh Kullanıcı Grubu ” dedikleri sitelerinin mantalitesini bile uygulamaktan aciz ya da açıkça söylemek gerekirse fırsatçı olan bu kişiler ellerine geçen en küçük bir fırsatta bile olayın üzerine atılmak için içerisinde bulundukları durumun önemini hemen bir kenara bırakmakta hiç bir sakınca görmüyorlar. Bu arada kendilerinin dışındaki kişilere de bu noktada güzel bir örnek oluşturmak için ” Bizimle beraber olan bu fırsattan yararlanır ” türünden yazılar yazmakta da hiç bir çekince duymuyorlar.
Kendilerini akılları sıra istişare kurulu üyeleri olarak gören bu arkadaşlarımız oluşturdukları e-light ( Seçilmiş elmakurtlarının dayanışma ve yardımlaşma listesi ) listesinde öncelikle kendilerini sonrasında ise kendilerinin bu camiada bir şeyler yapacağını sanan garip kişilerin tümünü yalnış yönlendirmektedirler. Yanlış yönlendirmek kelimesi aslında bu duruma genel olarak bakıldığında hafif bir söz olarak kalır bence. Eklemlendikleri kurumla olan al takke ver küllah ilişkilerinde de yaranmanın son noktasına ulaştıklarını sanırım kendilerine haklılık zemini olarak görebilirler ama satışa getirdikleri ve sitelerine bağlı olan kullanıcılara bu durumu nasıl açıklayacaklar işte bu durum merak konusudur.
Her fırsatta kendilerini camianın önder yapısı olarak gösterenden tutun da, verdiği bilgilerin bu güne kadar kimseye herhangi bir zararı olmadığını söyleyene ( ! ), her kuyruğu sıkıştığında son üç yıldır ciddi bir mücadele verdiğini, bunu yaparken de çoluk çocuğuyla bile yeri geldiğinde ilgilenemediğini hatta bu işe cebindeki son kuruşunu bile koyduğunu söyleyenine kadar bir çoğu bir dönem Bilkom ile yapılan bir toplantıda iki kelime ettikleri üzerine ahkam kesmeyi yıllardır sürdürmüşler ve bu durumu her fırsatta sanki şu an yapıyorlarmış gibi göstermeyi kendileri için hak bilmişlerdir. Bundan üç yıl önce yapılan bir toplantıda söylenen sözlerin sanki bugün de söyleniyormuş gibi gösterilmesi ve bu durumun kendilerine hala saygı duyulması gerektiğini düşünmeleri ise ayrı bir komedi durumudur. Basit mantık gereği bile düşünüyor olsak köprünün altından suların aktığı ve dün yapılan bir konuşmanın bugün geçerli olmadığı gerçeğini gördüğümüzde, biz kişilerin geçmişte yaptıklarını değerlendirir eğer olumlu davranışları varsa kendilerini över eğer yanlışları varsa da gerekli eleştirilerimizi yaparız. Bunu yaparken kişilerin geçmişte yaptıklarını şu an yaptıklarından ayrı tutar, mümkün olduğunca objektif olmaya çalışırız. Kişisel gıcıklaşma, sürtüşme ya da en basitinden hınç alma gibi bir durumumuz olamaz. Camiada oluşan her ne olursa olsun ilgi ve bilgi alanımıza giren bir durumu mümkün olduğunca kendi mantık süzgecimizden geçirir buna kendimizce olması gereken en objektif yorumu getirmeye çalışırız. Herkesin de bildiği gibi bir kişinin objektif olabilmesi zordur. Bunun yanında kişinin önyargılarının esiri olmadan düşünüp hareket etmesi aslında zor gibi görünmesine karşın oldukça basittir. Önemli olan kişinin karşısındakilere açık davranabilmesidir. Bu şekilde davranan bir kişinin bulunduğu ortama göre düşünmesine ve hareket etmesine gerek kalmaz. Açıklık ve dürüstlük herkesin her fırsatta söylediği tumturaklı laflar olmaktan çıkıp bir yaşam biçimi olmaya başladığında ilgili kişi artık karşısındakinin kariyerine bakmaz. Karşısındaki kişi kim olursa olsun eğer doğruyu söylemiyorsa ve içinden pazarlıklı davranıyorsa o kişinin kim olduğuna değil nasıl davrandığına bakılır. İlgili kişi uyarılır, eğer anlamazsa yeri geldiğinde şiddetli bir şekilde eleştirilir. Eğer hala anlamıyor gibi duruyor ve size boş ve anlamsız bir şekilde bakıyorsa gerekli sözler kafasına çivi gibi çakılır.
Sitelerini bağımsız olarak göstermeye çalışan bu kişiler yeri geldiğinde aralarında anlaştıklarından farklılı davranarak ipin ucunu bazen kaçırmakta ve ağızlarından bazı ilginç sözler bir anda dökülmektedir. Daha önceki yazılarımda da belirtiğim gibi üst kimlik durumu açıklamasında içlerinden birinin dayanamayıp ( ki bu kişi her konuda öne atılmaya pek meraklıdır ) üst kimlik konusuna bir anda kesin ve net bir açıklama getirmiştir.
” Bu söylediğiniz mümkün değil…
Elmakurdu diğer site / forumların üst kimliğidir…
Gerekli açıklamayı Ahmet yapacaktır… “
Selçuk Yılmaz.
Tarih: 09 Mayıs 2007 Çarşamba
İlgili Link: http://lists.elmakurdu.org.tr/pipermail/elmakurdu/2007-May/009911.html
Bu açıklama sanırım kişilerin üst kimlik konusunda perde arkasında nasıl bir karar aldıklarının açık bir örneğidir. Şimdi buna birileri çıkıp:
- Selçuk şakacı bir kişidir. Bu da yaptığı şakalardan biridir…
dese ve buna da herkes inansa diye düşünebilirmiyiz sizce. Düşünsek mi acaba…?
Bu arada daha öncesinde büyük patronlarının konuya benzer bir yaklaşımla hatta ” isimli sitelerimize ” diye belirttiği bir yazıyı da burada belirtmek sanırım konuya biraz daha açıklık getirecektir. ( Yazı uzun, konu dışı şeyler de var. Konuyla ilgili olan kısmı alıntı olarak aldım. )
… “Siz de çok sıktınız canım” diyen, forum tadı arayan, sabah yediği
şeyi tartışmak isteyen herkesin isteklerine saygımız sonsuz olup
camiamızın diğer tartışma ve paylaşma platformlarını tavsiye etmekten
geri durmuyoruz. Sahi, bizim http://www.elmasuyu.net, http://
www.turkmac.com ve http://www.turkmacforum.com isimli sitelerimize de
kaydolmayı denediniz mi?
Ahmet Karakurt
Tarih: 13 Şubat 2007
İlgili link: http://lists.elmakurdu.org.tr/pipermail/elmakurdu/2007-February/007996.html
Ne güzel açıklama yapmış. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az modunda… İlgli kişi bu anlamlı yazısından sonra büyük emek verip hazırladıkları ve sonrasında ise Bilkom’un gördüğünde sarsılacağını “ Vay bee…” diyeceğini düşündüğü senaryosunun ise ünlü üstadımız Ahmet Karakurt’un kaleminden çıktığını kendisinden duyduğumuz Oscar’a aday videolarının yayınlanmasından sonra kendisine bağlı olan sitelerin duruma kayıtsız kaldığını görünce aralarında yazıştıkları e-light mail listesinde şu ünlü uyarısını yapmıştır.
-hüseyin. elmasuyu ve adobebeğitim’de yok bu filmlerle ilgili haber. uyumayın…
Ahmet Karakurt.
Tarih: 28 Aralık 2006
Kendilerini Bilkom’un akıl hocası konumuna getireceğini düşündükleri videoları izlediğimizde bilgisayarın karşısında öncesinde donup kalmamak ve sonrasında ise gülmemek için kendimizi zor tuttuğumuzu hatırladığımda arkadaşların bulundukları konum gereği kendi işlerini yapmaları dururken bu tür bir işe girişmelerine ve bunu da süper zekalarıyla beceriksiz bir şekilde hazırlamaları beni nedense hiç şaşırtmadı. Yazık… Nereden nereye. Üç sene önce Bilkom ile yaptıkları bir toplantıda ağzına geleni söylediğini düşünenler bu gün yaranmak için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını şaşırmış durumda olabiliyorlar. Hatta bunu kendilerinin sitesi olduğunu kendi ağızlarından herkese duyurmakta hiç bir çekince duymadan ve sonrasında özelden fırça çeker gibi bir yazıyla yapabiliyorlar. Buna karşın zevahiri kurtarma telaşında olan diğer beyler ise mevcut duruma çözüm bulmak yerine hala ” Biz bağımsız bir siteyiz ” diyerek kendilerini ve karşılarındakileri kandırdıklarını sanıyorlar.
Hatta içlerinden biri ( ki bu kişi benim en çok karşı çıktığım kişiler listesinin üst sıralarında yer alır ) Bilkom’un yapmış olduğu geri alım kampanyasına üstün zekasıyla bir bakış açısı sunuyor…
” Ben konuya başka bir açıdan bakayım..
Eski modelin ederi 1500 Avro olsun.
Talep ettiğiniz modelin ederi ise 2500 Avro diyelim.
Bilkom’un kazandığı sıcak para 2500 – 1500 = 1000 Avro.
Elinde de eski model bir Mac modeli bulunuyor. Bunu da kar etmeden
elinden çıkarmalı ki kazıkçı etiketi yemesin. Böylece kasasına 1500
Avro farklı yollardan girecek ve zarar etmemiş olacak.
Kampanya taleplerimiz doğrultusunda bu şekilde olduğunda, Bilkom’un
elinde yığınla eski model Mac olacak. Bu durumda en akıllıca hareket
sanıyorum bağış yapmak olur. Apple’a postalayıp tahsilat yapamaz diye
düşünüyorum
Bu durumda 2. El modelleri en ucuz yoldan geri alma yoluna gitmesi
bence normal. Böylece yeni modeli satarken sıcak para kaybı minimum
olacak. O vakit, ucuza aldığı modelleri bağış yaparak artı karizma da
sağlayabilir.
Bence normal deyişim Bilkom’u haklı çıkarmak adına değil. Ticari
açıdan bakıldığında, geri alma kampanyalarında senaryo hep aynı olur.
Beyaz Eşya satışlarındaki benzer kampanyaları hatırlayın.
Neyse, aklı olan kullanır aklını bu durumlarda “
Kazım Taşkın
Tarih: 6 Nisan 2007
İlgili Link: http://lists.elmakurdu.org.tr/pipermail/elmakurdu/2007-April/008788.html
Güzel bir bakış açısı. Takdire şayan bir düşünce biçimi. Bu arkadaşlar bu düşüncelerle sanırım önümüzdeki yıllar iyi yerlere geleceklerinin planlarını şimdiden yapmışlar anlaşılan. Plan yapmak öyle basit bir iş olmasa gerek neyi ne zaman ve ne şekilde gerçekleştireceklerinin planlarını ince ayrıntılarına kadar yapan bu arkadaşlar önümüzdeki süreçte gelmek istedikleri yeri Yavuz Kaynar’ın e-light yönetim listesine ” Sitelerarası Koordinatör ” olarak kabul edilmesini kendisine anlattıkları bir Cumartesi günü Kervan Cafe’de aklımda kaldığı kadarıyla şu şekilde belirtmişti ünlü filozofumuz Ahmet Karakurt…
- Bundan sonra önümüzdeki süreçte işin ön yüzünden çekilip, kurumsal eğitim konusuna ağırlık vermeyi düşünüyoruz. Bu anlamda bizimle birlikte olan arkadaşlar da gerekli kazancı elde edeceklerdir….
( Sözler birebir değildir. Aklımda kaldığı kadar kısmı budur. Beynimin bir HD olmadığı varsayılırsa bu da normaldir.) Daha sonrasında bu konuma gelmek için adım adım hazırladıkları planı gerçekleştirme durumunda bir süreci başlatmışlardır. Bu durumu kendi mail-listlerinde konuyla ilgili bir başlıkta da şu şekilde belirtmişlerdir:
” Evvelden Hayati Şentürk hocamız gayet güzel yapardı bu işi. Bilkom’a
geçtiğinden beri yapmıyor.
Melih Sancar da bu eğitimleri Bilge Adam çatısı altında (belki şahsen
de, bilemiyorum) veriyor öteden beri. Ben ve Devrim Gümüş de Nisan
ayında Bilge Adam’da Kurumsal Eğitmen statüsüyle sözleşme imzaladık.
Yani daha evvel Bilimer çatısı altında yaptığımız işi Bilge Adam’da
devam ettireceğiz.
Ayrıca Ceyhun Akgün, yıllardır hem bireysel hem de çeşitli eğitim
kurumları işbirliğiyle bu dersleri vermektedir. Sanırım o da
Bilimer’le bu çerçevede bir anlaşma imzaladı. Yine aynı kurumda bir
de Halid Özgür var tecrübelilerden.
Şimdii, madem şahsa değil de kuruma istenilen bir eğitim, ben
yerinizde olsam gözüme bir eğitmen kestirip bağlı olduğu kurumla
irtibata geçer ve bu eğitimi oradan talep ederdim. Melih de, Devrim
de, Ceyhun da, Halid de rüştünü ispatlamış eğitmenlerdir.
Ucuz olsun derseniz, kurumsal çözümleri bir kenara bırakıp Zafer
Emecan gibi ukalanın önde gideni biriyle anlaşıp işi bitirebilirsiniz
de Tabi adamın talip olması lazım önce.
Muhakkak ki başka bilen ve bu dersi verebilecek birileri daha vardır
aramızda. Benim tanıdığım isimler bunlardır. “
Ahmet Karakurt
Tarih: 15 Mayıs 2007
İlgili Link: http://lists.elmakurdu.org.tr/pipermail/elmakurdu/2007-May/010170.html
Bilginin evrensel, yardımın karşılıksız, bilgi edinme hakkının ise bedelsiz olması durumu düşünüldüğünde bu arkadaşların konuya yaklaşım biçimi, düşünce yapılarının ne olduğunu ve kendilerini Kullanıcı Grubu olarak lanse etmelerinin aslında koskoca bir balon olduğunu göstermesi açısından bu yazı sanıyorum iyi bir örnek. Yazı örnek alınmalı ama ilgili kişiler hiç bir şekilde örnek alınmamalıdır.
Önümüzdeki süreçte kurumsal eğitim hizmeti vererek iyi bir mevki ve çok para kazanmayı kendilerine hedef olarak belirlemiş bu arkadaşlar, sitelerinin giderlerini de bu durumdan nemalanacağını üstü kapalı da olsa söyledikleri kişilerle paylaşmadan geçemiyorlar. Yazdığı bir yazıda ünlü filozofumuz bu paylaşma isteğini ve daha öncesinde paylaşımda bulunmuş olan kişi ve kurumları şöyle belirtiyor:
” Velhasılı kelam, arzu ederseniz bu gidere katkıda bulunabilirsiniz.
Bunun kesinlikle bir mecburiyet olmadığını, katkıda bulunup
bulunmamanın alacağınız hizmete hiç bir etkisi olmayacağını tekrar
hatırlatarak sözlerimi noktalıyorum. Geçen yıl katkıda bulunan
arkadaşlara herkes adına bir kez daha teşekkür ediyorum. İşte geçen
yıl katkıda bulunan cengaverlerin listesi:
Uğur Kır
Elmasuyu.net
Hayati Senturk
Sefa Karahan
Gökay Beyazıt
Hakan Savaşer
Melih Sancar
Nurcan Abacı
Aydin Yulug
FatihTanyu
Murat Gazioğlu
Selahattin Uyanık
Faruk Er
Metin Karakaya
Katkıda bulunmak isteyen arkadaşlara paranın nakil adresini özelden bildireceğiz. “
Ahmet Karakurt
Tarih: 22 Mayıs 2007
İlgili Link: http://lists.elmakurdu.org.tr/pipermail/elmakurdu/2007-May/010503.html
İşin gerçeği ne için para topladıkları beni ilgilendirmiyor. Konunun beni ilgilendiren kısmı kimlerden aldığı. Listede bir isim benim ilgimi çekti. Cengaverliği bağımsızlığıyla taçlanmışların ismi “ Elmasuyu.net “.
- Seni ne ilgilendiriyor kardeşim para bizim değil mi? İstediğimize veririz. Canımız isterse de sokağa atarız…
diyebilirler… Doğru para onların istediklerini yapabilirler. Ben işin o yönünde değilim. Benim için önemli olan bağımsızlık nutukları atanların kimlere ne şekilde bağımlı olduklarının ortaya çıkmasının sonrasında hala utanmadan sözlerini tekrarlamalarıdır.
- Beyler… Hani siz bağımsızdınız. Yoksa benim bağımsızlık anlayışımla sizinki farklı şeyler midir?
- Para verin…. Peki abi.
- Videoyu yayınlayın uyumayın… Tamam abi.
- Bundan sonra vereceğiniz seminerleri bizden habersiz yapmayın… Emredersin abi.
- Bize karşı çıkanları ve bize karşı konuşanları susturun… Hemen abi.
- Bakın bunları yapmazsanız biz de sizi bir takım yerlere önermeyiz, sizi bünyenin dışına çıkartırız. Sonra ortada kalırsınız… Aman abi…
Buyrun size bağımsızlık misyonu, manifestosu, vizyonu ve hatta bu duruma uymayanları ise kendi bünyelerinden kazıma operasyonu. Sizlerin Macintosh Kullanıcı Grubu bağımsızlık anlayışınız buysa ben o yapıların içerisinde olmamayı yeğlerim.
Birbirlerine bir zincirin halkaları gibi eklemlenmiş, kişisel menfaatlerini herşeyin üzerinde tutan bu şahıslar bir camianın önder kişileri olduklarını her fırsatta, her zaman ve her yerde söylemekten çekinmediklerini yazdıkları yazılarda açıkça belirtiyorlar. Ben burada alıntı olarak kullandığım bu yazıları bir tarafımdan uydurmadım. Yaptığım sadece aradaki boşlukları doldurmaktır. Kendi mantığım doğrultusunda bu boşluk doldurma işini de iyi yaptığım düşüncesindeyim. Amacım kişilerin kendilerinin ne düşündüklerinden öte bu camiaya olan zararlarını ortaya sermektir. Yoksa konuda ismi geçen kişilerle şahsi herhangi bir alıp veremeyeceğim bir konu yoktur. Amaa bu şekilde düşündükleri ve davrandıkları sürece her dönem ve durum karşısında beni karşılarında bulacaklarını bilmeleri gerekir. Birbirleri içerisine bir şekilde geçmiş olan ve sonrasında ise ilgili distrübütöre yalakalık moduna girmelerine yol açan kişisel düşüncelerine kesinlikle karşıyım. Aklı başında olan her kullanıcının da benim gibi düşüneceğini olan inancım sonsuzdur. Duruma dışarıdan bakıldığında “ bu kadar da olmaz ” dedirtecek türden daha pek çok davranış biçimi, söz ve yaklaşım şeklinin olması ne yazık ki bu kişilerin hala bu camianın içerisinde sanki hiç bir şey olmamış gibi dolaşmaları ve sözde onları destekleyen bazı kendini bilmez yalaka ve tetikçilerinin bulunması hiç bir zaman beni ve benim gibi düşünenleri bulundukları düşünce şeklinden vazgeçiremez. Bilgi edinmeyi kendi çizdikleri sınırlara mahkum etmeye çalışan, daha fazlasını ise size para karşılığı veririz düşüncesini hiç çekinmeden herkese duyuran, verdikleri yanlış bilgiler sonrası zarar görenlerin zararlarını gidermek yerine başkalarına kazanç kapısı açmaya yönlendiren bu ve bunun gibi düşüncelere sahip herkes bir şekilde bizim gibi düşünen kişileri karşılarında her dönem bulacaklardır. Şakşakçılığın ve yalakalığın kimseye bir yararı olmaz. Gerçeklerin ortaya çıkması için elimizden geleni yapacağız. Camianın içerisinde kendilerine yer bulmuş olan bu üçlü sac ayağı yapıların ( Elmakurdu, Turkmac ve Elmasuyu ) gerçek yüzlerini ortaya sermekte hiç bir şekilde tereddüt göstermeyeceğimizi herkesin net bir şekilde bilmesini istiyoruz.
Saygılar… |